-Bize biraz kendinizden ve girişiminizden bahseder misiniz?
Simge: Ben Simge İçen. Letz’in kurucu ortaklarından biriyim. İstanbul Bilgi Üniversitesi Reklamcılık ve Sahne ve Gösteri Sanatları Yönetimi bölümünden mezun oldum. Geçen sene, “Dualist” isimli başka bir startup’ım vardı, başarılı olmadı. Daha sonra, bir süre dijital pazarlama üzerine bir şirkette çalıştım. Ağustos ayında, İdil’le aynı fikri düşündüğümüzü fark etmemiz üzerine Letz için bir araya geldik.
İdil: Ben İdil Mayzel. Letz’in diğer kurucu ortağıyım. Galatasaray Üniversitesi Felsefe Bölümü’nden mezun oldum. Daha önce, başka bir startup olan Poltio’da çalışıyordum. Ağustos ayından bu yana, Letz’i yapıyorum.
Simge: Letz, aslında ikimizin ortak fikri. Farklı zamanlarda, yaşadığımız ortak problemlerden doğdu. Ben bir konser öncesi son anda ekildim ve hiçbir arkadaşım benimle gelmek istemedi. Benimle aynı ilgi alanına sahip biriyle son dakika o konsere gitmek istedim ama bunun için bir mecram yoktu. İdil, evde tek başına otururken çevresindeki biriyle bir şeyler içip sohbet etmek istemiş ve tüm arkadaşları ya meşgul ya da uzaktaymış. O da, “Hadi” deyip birini bulabilsem diye düşünmüş. Bunu fark etmemiz üzerine, hemen çalışmaya başladık.
İdil: Letz, aktivite bazlı insanlarla buluşmanı sağlayan bir mobil uygulama. Ne yapmak istediğini yer ve saat girerek atıyorsun ve sana katılmak isteyenlerle sosyalleşebiliyorsun. Ne yapacağını bilmiyorsan da, Letz’e girip ilgini çeken aktiviteye katılabiliyorsun. Günlük hayatın rutininde sıkıştığında, yeni insanlar tanımak istediğinde ve bir şeyler yapasın geldiğinde başvurabileceğin bir sosyal platform Letz.

-Letz kime göre? kullanıcılar neden kullanıyor?
Letz, şu an topluluklar üzerinden ilerliyor. İki ana hedef kitlesi var; üniversite öğrencileri ve şirket çalışanları. Özellikle şehre yeni gelen, arkadaş çevresini genişletmek isteyen, okulu kadar sosyal hayatını da önemseyen öğrenciler bizim öncelikli kullanıcılarımız. Şu an, 50 adet öğrenci temsilcimiz var farklı üniversitelerden. Letz, yeni ve farklı insanlar tanımak isteyen ve bu insanlarla ilgi alanındaki aktiviteleri gerçekleştirmek isteyen 18-22 yaş arası öğrenciler ve 24-32 yaş arası çalışanlar için oldukça kullanışlı bir mecra.

 

-Hikaye nasıl başladı? Başlangıç sermayenizi nasıl oluşturdunuz ve şimdiye kadar kimlerden destek aldınız?

Letz’in hikayesi, ona inanan insanlarla beraber ağustos 2016’da başladı. Başlangıç sermayemiz hiç yoktu ve 8 ay boyunca da olmadı. Yazılımcımız emeğini ve tecrübesini bizimle gönüllü olarak paylaştı, daha ürünü bile olmayan bir fikre inanan öğrenci temsilcilerimiz oldu, Facebook’ta 850 kişilik bir topluluğumuz vardı ve onlarla beraber gerçekleştirdiğimiz etkinliklerimiz oldu. Biz daha ilk kurduğumuz an, bu fikir bize değil; kullanıcılarımıza ve topluluğumuza ait diyorduk. Hala da öyle diyoruz. Letz, onu destekleyen ve kullanan insanlarıyla, mentorlarıyla, temsilcileriyle ve ekibiyle buralara geldi. Aralık ayında, KWORKS Hızlandırma Programı’nda deneme sürecine başladık ve onların çok büyük desteğini gördük. Oradaki ekip gerçekten girişimlerinin daima yanında. Onlardan destek görmek, bizi oldukça ilerletti ve motive etti. Bununla beraber, Şubat ayında BIC 101 programına kabul edildik ve bir tohum yatırım aldık. Tohum yatırımın yanında bizi mutlu eden bir başka şeyse, ürünümüze ait vizyonumuzu anlamış bir hızlandırma programına kabul edilmekti. Bununla beraber, Ömer abi mentorumuz oldu. Iyzico’dan Çağdaş Önen ve Anlatsın’dan Baybars Umur, dijital pazarlama konusunda yardım ettiler bize. Berhan Kongel, finans ve ürün konusunda destek verdi. Tolga Dizmen ise, etkinlikler ve pazarlama konusunda destek oldu.

-Sizce bir start-up için olmazsa olmaz 5 özellik nedir?

  • -Ortak vizyona sahip bir ekip
  • -Var olan bir problemi çözmeye çalışmak
  • -Pazara göre hareket edebilmek
  • -Fikre âşık olmadan o fikir hakkında esnek olabilmek
  • -Tutarlı ve kendine inançlı olmak

 

-Henüz ilk yılınızı tamamlamadınız ancak bu sürede yaptığınız yanlışlar oldu mu, neler öğrendiniz?

Evet, tabii ki hatalarımız oldu. Takım konusunda zorlandığımız anlar oldu ve gerektiğinde aksiyon aldık. Pazarlama ve mecralar konusunda birtakım hatalar yaptık. Doğru kanalı bulmaya çalışırken fazla zaman ve efor kaybı yaşadığımız oldu. Ancak, bunlardan öğrendik. Kanalları tekrardan gözden geçirdik ve değiştirdik. Hiçbir problemin bizi yavaşlatmasına izin vermedik. Hemen çözüm bulduk, değiştirdik ve yolumuza devam ettik.

-İki kadın kurucu ortak olarak nasıl bir ekip çalışması sağlıyorsunuz, birbirinize nasıl destek oluyorsunuz?

Öncelikle, şunu söylemek isterim ki, iki kadın kurucu ortak olmamız aramızda herhangi bir anlaşmazlığa sebep olmuyor. Biz, ikimiz de toplumsal kimliklerden kendisini arındırmış iki birey olarak görüyoruz kendimizi ve bu kalıplara çok takılmıyoruz. Anlaşmazlık konusuna gelirsek de, aramızda hiç büyük bir problem yaşamadık. Bunun en önemli nedeniyse, kesinlikle iletişim. Zaten, bize göre neredeyse her problem iletişimsizlikten doğuyor. Bir sıkıntı yaşadık mı, hemen birbirimize konuyu açıyoruz ve çözüyoruz. Sık sık, Letz’e bakış açımızdan, hedeflerimizden ve vizyonumuzdan bahsediyoruz. Ürün hakkında bir anlaşmazlığa hiç düşmedik, sebebi de çok belli; hemen datalara ve kullanıcılara dönüyoruz. İkimizde de, benim dediğim olacak tavrı yok. Sonuçta, biz nereden bilebiliriz ki. Biz sadece iki kullanıcıyız 🙂

-Şu an sizi en çok motive eden 3 şey nedir?

İnsanların hayatlarına dokunabilmek

Bir fikri gerçeğe dönüştürürkenki yolculuk

Her alanda bir şeyler öğrenebilme özgürlüğü ve merak.

 

-Neye ihtiyacınız var? Okuyuculardan bir şey isteyebilseniz ne olurdu?

Tabii ki öncelikli olarak ürünümüzü indirmelerini ve denemelerini istiyoruz. Letz’den buluşsunlar ve deneyimlerini bizlerle paylaşsınlar. Hem Google Play hem de App Store’da bulabilirsiniz. Biz her türlü eleştiriyi zevkle dinliyoruz, istediklerini yazabilirler. Eğer beğenirlerse de, hem sosyal medyalarında hem de çevreleriyle paylaşırlarsa, çok seviniriz!