Ozan Sönmez, Managing Director  @Grotwh Circuit Accelerator

1) Global ve Hız

Artık para tamamen akıcı. Özellikle yatırım parası bir coğrafyadan ötekine çok kolay akabiliyor. Türkiye’deki fonların çoğunda Avrupalı ve Amerikalı yatırımcılar var. Amerika’daki Girişim Sermayesine de Türklerin yüklü yatırımlar yaptıklarını biliyoruz. Girişimciler de artık akıcı, global pazarlara erişim kolaylaştıkça ve ucuzladıkça artık her ülke (altyapısı müsaade ettiği sürece) global ürünler pazarlamaya başladı. En basitinden trilyon dolara ulaşan ‘app’ ekonomisini gözünüzün önüne getirin, 10 sene önce böyle bir pazar yoktu. Dolayısıyla yatırımcıların da artık global düşünmeye başlaması lazım. 4-5 sene önceki gibi sadece yerel pazardaki küçük bir kopya proje ile yatırımlarını geri döndürmeleri artık mümkün değil. Yatırımcılar doğuştan global oyuncuları aramalı ve onları desteklemeyi teşvik etmeyi bilmeli. Hala bazı fikirler sadece Türkiye’de yaşanan büyük sorunları çözmeyi hedefliyor olabilir, özellikle bu ara doğası gereği lokal başlaması gereken endüstri ve enerji gibi alanlarda bir çok yeni startup var. Ancak bunların bile çok uzun olmayacak bir sürede nasıl global kaynaklara ulaşacağını düşünmeye başlamaları lazım.

2) Oku ve Öğren

Eskiden bir yatırımcı olabilmek için sadece paraya ihtiyacı olduğunu düşünen insanlar vardır. Onlardan olmayın. Para artık yukarıda da bahsettiğimiz gibi (özellikle iyi girişimci için) tamamen satın alınabilir bir mal haline geldi. Paradan sonra ilk sahip olunması gereken şey bilgi ve bilinç. Artık yurt dışında yatırım yapma standartlarına dönmüş SAFE ve Convertible Loan gibi mekanikleri bilmemek, iki taraf için de koruyucu olan basit ve kabul edilebilir anlaşma koşullarına (liquidity preference ve discounts) hakim olmamak artık kabul edilebilir değil. Herkesin kısıtlı zamanı var ama hiçbir zaman kısıtı, yeni yatırımcı olmak isteyenlerin bu konuda yazılmış en az üç dört iyi referans kitabı almasına ve okumasına, bütçesi el verdiğince yurt dışında eğitimler almasına ya da online (udacity, udemy gibi kanallardan) dereceler ve programlar takip etmelerine engel değil.

3) Network

Paranın, girişimcilerin likit hale gelmesinden bahsettik. Bunlar likit ve kolay ulaşılabilir hale gelirken networkler ve ilişkiler hala kişisel olarak geliştirilen, koruması kolay olmayan kaynaklar. Networkler ve ilişkiler ağlarının ortasında güven olduğu için kültürden kültüre güven geliştirmek kavramının yorumu bile farklı olduğu için özellikle bu alanda yatırımcıların çok dikkatli ve özenli olması gerekli. Yatırımcılar, özellikle kurumsal hayatta yükselmiş liderler, bazen her şeyi ben bilirim, ben yeterim diye düşünebiliyorlar.  Bu durumlarda aslında çok yakın olmadıkları iş kollarında da kendi tecrübe ve bilgilerinin geçerli olabildiğini düşünüyorlar. Yatırımcılar eksikliklerinin ne olduğunu anlayıp, bunları kapatabilecek bir networkle ortak hareket ederek kendilerine daha geniş bir alan yaratarak daha değerli ve bütüncül bir portföy  oluşturma imkanlarını çoğaltmalı.

4) Ego Kontrol

Bu konuda aslında yazılacak çok şey var ancak sadece şu kadarını söylemek yeterli olacaktır: Ego elbette hayatta, özellikle kurumsal dünyada bizi ileriye götüren elementlerden birisi. Ancak özellikle yatırımcı girişimci ilişkisinde ateşle barut gibi ters tepkime verebilecek kadar tehlikelidir. Gelişmekte olan girişimciler arası iletişim ve bilgi paylaşımı arttıkça, kendi egosunu tatmin etmek için girişimciyi küçük gören ve kendi dediğini yapmadığı için azarlayan yatırımcı profilleri giderek ayıklanacak ve para vermeye razı olsa da bazı yatırımcılar iyi girişimcilere yatırım yapamayacak ve dışlanacak. Egoyu yatırımcı olarak olumlu bir güç olarak kullanmayı öğrenemeyen yatırımcıların hevesleri kursaklarında kalacak.

5) Zaman Algısı

Bu konu girişimciler açısından en büyük dertlerden biri olduğu için özel bir başlık yapmaya karar verdim. Girişimci zamanla yarıştığı bir aşamada ulaştığı yatırımcılardan zamanında evet ya da hayır almak ister. Bu, genelde, onun yatırım sürecini bir an önce kapatıp işine odaklanma isteğinden kaynaklanır. Eğer siz bir yatırımcı olarak girişimciyi kendi şartlarınıza getireceğinizi düşündüğünüz için beklemeyi tercih ederseniz, bunun geri dönüşünü olumsuz olarak bu turda olmasa da diğer turlarda yaşamaya mahkum kalırsınız. Özellikle Silikon Vadisi’nde kötü bir şöhretiniz olmasını garantileyen bu bekle ve gör taktikleri, son senelerde bizim coğrafyada çok kullanılıyordu. Ancak girişimciler artık ikinci, üçüncü şirketlerini kurmaya başladıkça eski derslerinden örnekleri diğer girişimciler ile paylaşıyor ve bu girişimcinin zamanı dışında başka bir zaman döngüsünü empoze eden yatırımcılar yavaş yavaş azalıyor.

Bu 5 madde, girişimcilerle uzun süreli sağlıklı ve kazan-kazan anlayışıyla ilişki kurmak isteyen, gerçek değerin girişimcinin senelerce kendi emeğini ve gücünü orantısız bir şekilde ortaya koyarak ortaya çıktığını bilen, girişimcinin kendi zamanı ve hayatıyla büyük risk aldığının farkında olan, bu aldığı riski paylaşarak, olası getiriye ortak olduğunu anlayacak yatırımcılar için hatırlatma niteliğinde yazılmıştır. Yatırımcı olmazsa girişimciler bir şekilde yine hayatta kalabilirler ve kendi güçleriyle devam edip başarılı olabilirler. Bu yüzden yatırımcı unutmamalıdır ki, kendi egosunu kenara koyup, bir adım arkasında yürüdüğü girişimciye destek olmak ve ondan da bir şeyler öğrenmek için yola çıkarsa, yolculuktan büyük keyif alacaktır.

Bu 5 maddenin bir versiyonunu da yatırımcının para makinesi olduğunu zannederek hareket eden, ortada ürün yokken milyonlarca $ değerleme bekleyen, söz aldığı yatırımcılarını başka bir teklif gelir gelmez devre dışı bırakan, yatırım aldığı şirketi büyütmeden keyifli hayatlar yaşamaya başlayan girişimciler için de yazmak lazım tabi, o da başka bir zamana…