Ömer Hızıroğlu, CLP Managing Partner

1. Ekonomik kriz bir fırsattır. Özelikle teknoloji tabanlı şirketlerin inovasyon ve fikri mülkiyet portföy geliştirmeye yatırım yapmaları gerekir. Maliyet kısmak adına AR&GE ve pazarlama bütçesini kesmek içgüdüsel bir reflekstir ve orta-uzun vadede, özelikle kriz sonrası, rekabet gücünü azaltır.

2. Tüketicinin alım gücü azaldığı için, tüketime yönelik ve son 10 yıl çok popüler olan pazaryerleri ve katma değeri düşük iş modelleri yerine üretime yönelik teknoloji geliştiren ama yatırımın geri dönüşünün daha uzun olduğu iş modelleri ve teknolojilere yatırım yapmak gerekir. Kısaca, üç temel alanda yatırım yapmak gerekir: teknoloji, teknoloji, teknoloji.

3. En iyi iş modelleri ve inovatif ürünler henüz adreslenmemiş bir problemin çözümünden doğar. Kriz ortamı, yeni problemler getirir. Bu problemleri hızlı tanımlayıp çözüm getiren iş modelleri yatırım fırsatı olacaktır. Ayrıca, kriz ortamı beraberinde işsizlik getirir. Bu portföy şirketlerine genç yetenek çekmek için bir fırsattır.

4. Kriz ortamı, rekabet gücü zayıf, yanlış iş modelleri üzerine kurulmuş girişimleri ister istemez eleyecektir. Bu daha yalın ve rekabetçi bir yatırım portföyü oluşturmak için yatırımcı için bir fırsattır. Evrim teorisi burada da geçerlidir.

“Leon C. Megginson’ın dediği gibi: değişime en iyi ve en hızlı ayak uyduran hayatta kalır, en akıllı ve en güçlü olan değil.”

5. Portföyünüzde lokal pazardan, küresel pazarlara açılım için yatırıma ihtiyacı olan şirketler var ise, bu yatırım yapmanın, gerekirse öne çekmenin tam zamanıdır. Herkes içe dönüp, günü kurtarmaya çalışırken, dışa dönüp, iş modellerini küresel pazara göre evriştiren şirketler, özelikle lokal pazarda yüksek rekabet var ise, kriz ortamından rakiplerine göre ciddi bir rekabet avantajı ile çıkacaklardır.