Geleceğin Şehir Tasarımı ve Elektrikli Araçlar

Geleceğin Şehir Tasarımı ve Elektrikli Araçlar

Kısıtlı kaynakların akıllıca kullanılması konusunda gözümüzün açılmaya başladığı bir dönem yaşıyoruz.

Ölümlü hayatlarımızda, geri döndürülemez zamanımızı bizden çalan her şeyden nefret ediyor, kendimize ait zamanımızın niteliğini ve niceliğini arttırmanın yollarını arıyoruz. Güzel anlarımızı derinleştirmek için mindfullnes öğreniyor; zaman yönetimi teknikleri ile verimliliğimizi arttırmaya çalışıyoruz. Teknolojinin en hızlısını istiyor, bize zaman kazandıracak kısa yollara para veriyoruz. Kuyruklarda beklemeye tahammülümüz yok; trafikte sesli kitap dinliyoruz. Biz evde yokken evde robot süpürge çalıştırıyor; yemek siparişimizi eve geldiğimiz anda kapıda olacak şekilde veriyoruz.

Bu kadar bolluğun içinde tükenebilirliğinin farkına vardığımız doğamız için de sorumluluk almamız gerektiğini kabul ettik. Yaşadığımız refah dolu dünyanın bedelini, gözümüzden uzakta da olsa ödediğimizi artan bilgi dolaşımı sayesinde anlayabildik. Petrol yakarak kat ettiğimiz mesafelerin, eriyen buzullardan kopan bir parça üzerindeki kutup ayısına karşılık geldiği ile yüzleştik. Çevre dostu enerji kaynakları arayışımız şimdilik hibrit, gelecekte tamamen elektrikli araç kullanımına doğru evrileceğimize işaret ediyor.

Karbon ayak izimizi azaltmamızın önemi ile ilgili bilgimiz arttıkça plastik poşet yerine alışveriş çantası taşımaya, kahvemizi tek kullanımlık bardak yerine termosta almaya alıştık. Uçuşların yarattığı karbon salınımı nedeniyle de çok büyük mesafeler dışındaki seyahatlerde otonom ve elektrikli araçlar daha etik bir tercih haline gelebilir. Otonom araçlar sayesinde sürüş yorgunluğu da yaşanmayacağı için ailecek çıkılacak bir araç seyahati, beraberce izlenecek bir dizi maratonuna dönüşebilir ya da seyahatinizin amacı iş ise aracınız size bir ofis konforunda sunum hazırlama imkanı verebilir. A şehri ile B şehri arasındaki kuş uçmaz, kervan geçmez lokasyonlar iki şehrin iş insanları için toplantı merkezleri haline gelebilir; araçlar geri dönüş yolculuğu için şarj olurken sunumlar yapılıp müzakereler tamamlanabilir. Büyük şehirlere toplanmış iş merkezlerinin uyduları, bu ara lokasyonlarda kurulabilir, buralarda istihdam yaratılabilir, buralardan şehirlere göç engellenebilir.

Geleceğin şarj istasyonları çevresinde zamanını boşa harcamaya tahammül edemeyen insanlar için yaşam merkezleri yaratılması gerekebilir. Gestler ve Rebook iş birliği ile yapılan geleceğin benzin istasyonu kurgusunda araçları şarj olan kişilerin spor yapabileceği farklı parkurlar tasarlanırken Elon Musk’ın ekibi şarj istasyonlarında yeme içme hizmeti verecek bir marka yapılanması peşinde. Saatler sürebilen kuaför ve kişisel bakım işlemleri için de istasyon çevresinde konumlandırmanın yaygınlaşabileceğini düşünmek sanırım artık uzak bir ihtimal değil.

Cep telefonlarının yaygınlaşmasının üzerinden henüz 30 sene bile geçmemesine rağmen bugün bizim için vazgeçilmez olduklarını göz önünde bulundurarak dönüşen araç teknolojimizin yaşama şeklimiz üzerinde yaratacağı etkiyi hesaplamaya başlamak gerekiyor. Cep telefonlarımız sayesinde baş parmaklarımız fonksiyon arttırırken, sosyal medyaya bakmazken yaşanacak gelişmeleri kaçırma korkusunu (fear of missing out) yenebilmek için mental destek vermek yeni bir meslek, aplikasyonlardan eş bulmak normal oldu. Seyahat şeklimizde yaşanacak gelişmelerin günlük hayatımızı yaşama şeklimiz ve şehircilik yaklaşımımız üzerinde yaratacağı etki de cep telefonlarından daha az olmayacaktır. Tarihi şehir dokusu içinde dar ara sokaklarda manevra yapmanın, park yeri bulabilmenin ne kadar zor olduğunu hepimiz deneyimlemişizdir; o şehir dokusu organik olarak oluşurken bugün kullandığımız anlamda araçlar ve yapılaşma hesaba katılamamıştı. Teknoloji ve şehirleşme, bizim yaşam beklentilerimiz ile paralel olarak dönüşürken, gelecek projeksiyonlarında bir adım önden giderek yarını bilinçli olarak tasarlamak büyük bir fark yaratacak.