İz Bırakmanın Değeri

Türk Dil Kurumu’nun tanımına göre iz “Bir olay, bir durum veya yaşayıştan geride kalan belirti, eser” olarak tanımlanıyor. Ben ise iz bırakmak terimini kişisel ve toplumsal olarak iki başlık altında incelemeyi planlıyorum. Kişisel alanda daha çok hatırlamak ve hatırlamanın teknoloji ile birlikte değişimi üzerine odaklanırken toplumsal alanda ise çevremize sağladığımız somut ve soyut etki üzerine düşüncelerimden bahsedeceğim.

Hatırlamak için iz bırakmak

Doğru kararlar almamızda kendimizi tanımanın önemi nedir? Eğer geçmişimizi yeterince hatırlamıyor ve dolayısıyla yaptığımız hataların farkında değilsek aynı hata döngülerinin içine tekrar girebilir, başladığımız noktaya tekrar geri dönebiliriz. İz bırakmak kendimiz için daha güzel bir hayatın yanı sıra o anda yaşadığımız hüznü ve neşeyi kaydetmemizi, o değerleri anları ölümsüzleştirilmesini sağlıyor. Peki, bu iz bırakmayı hangi yöntemler ile, nasıl sağlayabiliriz?

Defterler:

Defterler; mürekkebin akışını ve kağıdın dokusunu hissederek yazmanın hissine vararak düşüncelerimizi kaydetmek için mükemmel bir fırsat. Teknolojinin yapay hızından bizi uzaklaştırarak asıl hayatın akışının yazı yazarken olduğu gibi yavaş ve hissederek yaşanılması gerektiğini her kalemi alışımda bana hatırlatması ile benim için biçilmez bir araç. Defterime düşüncelerimi hissettiklerimi yazmak için başvurduğum her anda ben buraya bir hafta önce uğramıştım hissi ile defterimi açmama rağmen attığım tarihte aradan bir ay geçtiğini fark etmem hayatın ne kadar hızlı aktığının tekrar tekrar farkına varmamı sağlıyor.

Blog Uygulamaları:

İnternet üzerinde blog sitelerinin kolay ulaşılabilir olması ne kadar defterlere kıyasla blog sitelerinin değerini azaltsa da tabii ki kendine özgü değerli yanları var. Blogger veya WordPress blog uygulamaları üzerinden kendinize özgü her yerden ulaşabileceğini günlüğünüzü rahatlıkla oluşturabilirsiniz. Bu yazdıklarını yayınlayabileceğiniz gibi sadece kendiniz için bir hatıra alanı olarak da kullanabilirsiniz. Ben daha çok Blogger uygulamasını anılarımı, düşüncelerimi kaydetmek için kullanıyorum. Hissettiklerinizi,yaşadıklarınızı özellikle yoğun olduğunuz zamanlarda kaydetmenin en hızlı yolu bu siteler diyebilirim.

Videolar:

Videolar; sesimizi, görüntümüzü içermesiyle bize sağladığı duygusallık sayesinden diğerlerinden ayrılıyor. Geçmişteki halimizi en net şekilde anlama ve hissetmenin yolu kamera karşısında konuşmak. Geçmişte çektiğim videolardaki farklılıkları, değişimlere bire bir şahit olmak ve bu yollardan, hatalardan geçerek şu anki halime ulaştığımı fark etmek bana inanılmaz bir haz verirken şu anda yaşadığım anların da ilerdeki ben için aynı duygular ile karşılanacağını bilmek hayata olan inancımı artırıyor.

Değer Katmak için iz bırakmak:

Yaratılabilecek en değerli iz veya etki somut bir etkiden ziyade karşı tarafın ruhunda, hayatında bırakılacak bir etki. Karşımızdaki insana verdiğimiz ölçüde alabiliyoruz bakış açısının değerini unutmadan sağlayacağımız küçük bir farkındalığın kartopu misali büyüyerek büyük bir adıma dönüşmesi, zamanla büyüyen o kartopundan farklı insanları etkileyerek bir çığ haline gelen devasa döngünün bir parçası olabilmesi yaratılabilecek etkinin potansiyelini gösteriyor. Sağladığın değer sayesinde yeni farkındalıklar kazanan adını bile duymadığın bir insandan, hiç beklemediğin bir anda alacağın teşekkür paha biçilemez bir duygu.

Teknolojik alanda kendimiz için yaptığımız her bir kayıt veya yazıdan yola çıkarak öğrendiklerimizi insanlarla paylaşmak oldukça basit. Yaptığımız videolardan önemli kesitlere basit bir video editleme programı ile kesebilir ve haftalık kesitler halinde Youtube’dan yayınlayabiliriz. Bu paylaşımları doğru veya yanlış olmasından ziyade o zamanki halimizi insanlarla paylaşmak için yapmak gerektiğini düşünüyorum. Kendi eksilerimiz, artılarımız, inandıklarımız ile orada olma cesaretini göstererek ileride geldiğimiz noktada bizim gibi mücadele eden insanların kendilerine ilham alabilecekleri güzel bir hatıra kanalı oluşturabilirsiniz.

Farklılıkların Değeri:

Her birimizin biricik olması ve farklılıklarımız sayesinde hayatın yaşanabilir olduğuna inanan biri olarak topluma sağlayacağımız katkının da birbirinden farklı olması gerektiğini düşünüyorum. Bu sağlayacağımız katkının da temelinin bir klişe haline gelen sevdiğin işi yapmakta saklı olduğunu düşünüyorum. Belki de buradaki en büyük nokta sevdiğimiz işi arama cesaretini yılmadan gösterebilmek. Her birimiz için bu süreç birbirinden farklı olacağı gibi net bir kurala da bağlamak mümkün görünmüyor. Mutlu olduğumuzu hissettiğimiz uğraşı yaptıktan sonra insanlara sağlayacağımız değer kendiliğinden gelecektir.

Neden iz bırakmalıyız?

-Hayata bilinçli veya bilinçsiz olarak etki ediyoruz, sağladığımız etkinin zaman içerisinde nasıl değiştiğini hatırlamanın kendimizi anlama konusunda hayati olduğuna inanıyorum. Kendimizi ne kadar iyi anlayabilirsek alacağımız kararlar bizi o derecede mutlu edecektir.

-Yaşadığımız iyi ve kötü yanların bizi biz yaptığını daha derinden fark etmemizi sağlıyor. Geçmişte rahatsız olduğumuz özelliklerimizi değiştirdiğimizi, yeni şeyler başardığımızı somut olarak fark etmek kendimize olan inancı ve özgüveni arttırıyor.

-Yaşadıklarımızı, deneyimlerimizi insanlarla paylaşmak belki de bizler ile aynı yollardan geçen aynı sorunları yaşayan insanlara ilham olma şansını bize veriyor. İnsanların bizden duyacakları bir cümle ile hayatlarına yeni bir farkındalık katmanın değeri bambaşka.

-Sevdiğin işi yaparken aynı zamanda insanlarda bir fark yaratabildiğini fark etmek, onlara dokunmak onların hayatlarını daha kolay yaşamalarına katkı sağlamak, bizi bugünlere getiren insanlara ve topluma karşı görevini yerine getirdiğini hissetmek iç huzurumuzu arttırmanın en etkili yollarından bir tanesi.

Son Söz

Haftada 15 dakika ayırarak hayatımızdan, hissettiklerimizden bahsetmenin değeri aradan yıllar geçtikten anlaşılıyor. Küçük bir farkındalıktan bir kartopuna oradan bir çığa dönüşen izlerin temelini atmanız, Kendi değerinizi bulma cesaretini kaybetmemeniz dileğiyle..

Samet Başaran

Arya Genç Kulüp Üyesi

Bir cevap yazın