Konuşmamız Gerekenler: Toplumsal Cinsiyet Eşitliği

Toplumsal cinsiyet eşitliği konusu doğduğumuz andan itibaren etkilendiğimiz, şimdiye dek öğrendiklerimiz ve bize öğretilen kalıplar halinde devam etmektedir. Bu kalıplar her birimize çok farklı şekilde işlenir örneğin güç ve şiddetin erkekliğin bir sembolü olduğu veya kızların naif ve boyun eğen taraf olması, sessiz olması gerektiği görüşleri yıllar boyu benimsetilmiş insani değerleri küçülten ve baskı yaratan kalıplardır ve ne yazık ki bu işlenen değerler ve görüşler nesillerce aktarılır. İşte bu yüzdendir ki bu olguları yıkacak perspektife ve sosyal değişim yaratacak çalışmalara bir ışık tutmak konuşmamız gerekenlerdir. Ve şimdi değişime bu kavramları öğrenerek ve içselleştirek başlayalım!

Toplumsal Cinsiyet Nedir?

Cinsiyet ve toplumsal cinsiyet farklı kavramlardır. Cinsiyet kavramı biyolojik bir olguyu ifade eder bu bağlamda insanlar kadın ve erkek olmak üzere iki farklı halde dünyaya gelirler. Toplumsal cinsiyet ise yaşadığımız toplumda benimsenmiş değerleri, kültürleri, davranışları ve inançları belirli rollerle tanımlayan sosyal bir durumdur. Yani sahip olunan kimlikler cinsiyet rollerinin sosyalleşmesiyle oluşmaktadır. Toplumsal cinsiyet rolünün ortaya çıkardığı bazı olumsuzluklar mevcuttur. Bu olumsuzluklar kadınlar da daha fazladır. Eğitime eşit erişim, ekonomik bağımsızlık, ev içinde ve çocuk bakımında eşit dağılım, ekonomik statü gibi alanlarda ayrımcılık yapılması ve toplumdaki haklarının ihmal ya da ihlal edilmesi söz konusudur. Statü bakımından düşük olan kadınlar sağlık hizmetlerinden yeteri kadar yararlanamamakta ek olarak strese ve şiddete maruz kalmaktadırlar.

Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Nedir?

Toplumsal cinsiyet eşitliği, yaşamın tüm alanında erkeklerle kadınların eşit ölçüde yaşamını sürdürebilmesi ve eşit ölçüde yaşama katılmaları anlamına gelir.

Uzun yılları aşkın bir süredir bir çok kadın ayrımcılığa maruz kalmıştır bu yüzden yaşama kadınların da erkeklerin de eşit bir ölçüde katılabilmeleri gerekmektedir. Cinsiyet rollerinin ortaya çıkardığı ayrımcılıklar sonucu kadınların ve kız çocuklarının hakları ve yaşamları kısıtlanmaktadır. Bu doğrultuda sürdürülebilir kalkınma amaçları içinde bulunan, kadın ve kız çocuklarına her türlü ayrımcılığın ortadan kaldırılması BM’’nin sürdürülebilir kalkınmanın 5. hedeflerindendir. Uzun yıllardır kadınlar eğitim iş alanı, evdeki iş dağılımı bakımından eşitsizliğe ve büyük engellere maruz kaldığı görülmektedir. Sürdürülebilir kalkınma hedefleri kadın ve kız çocuklarına yapılan ayrımcılığı ve yaşamdaki haklarını ve statülerini arttıracak hedefler belirlemiştir. Bu hedefler; Kadınlara ve kız çocuklarına yönelik her türlü ayrımcılığın her yerde sona erdirilmesi, Kamu alanları ve özel alanlarda, bütün kadınlara ve kız çocuklarına yönelik, kadın ticareti, cinsel ve her türlü istismarı da kapsayan şiddetin her türünün ortadan kaldırılması, çocuk evliliği, erken yaşta zorla evlendirilme ve kadın sünneti gibi bütün zararlı uygulamaların ortadan kaldırılması, ücretsiz bakım ve ev işlerinin kamu hizmetleri, altyapı ve sosyal koruma politikalarının sağlanması ve hane ve aile içinde sorumluluğun ulusal açıdan uygun bir biçimde paylaşılmasının geliştirilmesi yoluyla tanınması ve değer görmesi

kadınların siyasi, ekonomik ve sosyal hayatın karar verme süreçlerine tam ve etkin bir biçimde katılımlarının ve kadınlara karar verme mekanizmalarında, her düzeyde lider olabilmeleri için eşit fırsatlar tanınmasının güvence altına alınması, uluslararası Nüfus ve Kalkınma Konferansı Eylem Programı, Pekin Eylem Platformu ve bunların gözden geçirme konferansları sonucunda ortaya çıkan konferans çıktılarına uygun olarak cinsel sağlık ve üreme sağlığı haklarına evrensel erişimin sağlanmasıdır. Bu hedeflerin gerçekleşmesi kadınların yaşamdaki etkinliğini ve potansiyellerini güçlendirecektir. Bu bakımdan toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlayabilmek ve fırsat eşitliğini yaratabilmek için bu konuda çalışmalar sürdürmek ve pozitif etkilerle bunu çevreye empoze etmek gerekmektedir.

Neden Önemlidir?

Toplumsal cinsiyet eşitliği temel insan hakkıdır. Toplumsal cinsiyet eşitliğininin dinamiklerini değiştirmek, varsayımlaşmış cinsiyet rollerini içselleştirmemek doğmuş ve doğacak olan her çocuk için sağlıklı bir toplum demektir. Toplumsal cinsiyet eşitsizliği günümüzde fazlasıyla yaygındır bu da toplumsal ilerlemeyi zayıf kılar. Bu doğrultuda kadın ve kız çocuklarının konumunu güçlü kılacak farkındalıklar üzerinde yoğunlaşmak eşitsizliğin meydana getireceği sonuçları da bitirecektir.

Yararlandığım kaynaklar;

https://www.kureselamaclar.org/amaclar/toplumsal-cinsiyet-esitligi/

http://www.halkevleri.org.tr/sites/default/files/indir/01-07-2013-toplumsalcinsiyetegitmenenotlar.pdf

https://www.kureselamaclar.org/wp-content/uploads/5_Toplumsal_Cinsiyet_Esitligi.pdf

https://www.tr.undp.org/content/turkey/tr/home/sustainable-development-goals/goal-5-gender-equality.html

 

Ceyda Artanlar

Arya Genç Kulüp Üyesi

Bir cevap yazın