“Özel Günler, Özel Yayınlar” Siz ne kadar özelsiniz?

Sürdürülebilirliğin en önemli gündem maddemizin olduğu bugünlerde, büyük şirketlerden girişimlere kadar herkes Birleşmiş Milletlerin Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerini kendilerine ilke ediniyor.

Bunlardan biri ve belki de en hızlı aksiyon alınabilecek konu “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği” ise hala yazılarda, röportajlarda konuşulan fakat uygulamada bir türlü yer edinemeyen madde.

Yanlışı gösteriyor muyuz?

8 Mart Dünya Kadınlar günü yaklaşıyor, tüm yazılı yayın organları eminim ki bu özel gün için özel röportajlar, haberler hazırlıyor. Tüm içerik üreticileri, yeni nesil medya araçları, bu konunun hassasiyetiyle ilgili yayınlar çıkarıyor.

  • Bugün o içerikleri hazılayan bir çok yayın, bu “özel yayın” haricinde, işlerinin kapaklarında haberi yapılan işin/projenin/programın kurucuları içersinden sadece erkek olanın fotoğrafını kullanmakta bir sakınca görmüyorlar.
  • Yayınladıkları listede neden sadece erkeklerin olduğunu, araştırmalarında neden kadın isimlerinin yer almadığını sorgulamıyorlar.
  • Yaptıkları programlarda, sektörde konularında uzman kadınlara söz hakkı vermediklerinin farkında bile değiller.

Daha da kötüsü o kadar kemikleşmiş bir yapı, normalleştirilmiş ki bu konu, kimse umursamıyor.

Bugün yapılan bütün araştırmalar gösteriyor ki başarıya ulaşan ve ulaştığı başarıyı sürdürülebilir kılan tüm girişimler, markalar takımlarda eşitliliğe önem verenler. Kuruculardan, şirket içi dağılımlara kadar bu eşitliği kurmak ve korumak çok önemli.

Neden hala bunları konuşuyoruz?

Sosyal medya hesaplarında tepki alınca “cinsiyet eşitliği” konusunda ne kadar hassas olduğumuza dair açıklama yapmak, en başında doğruyu yapmaktan daha mı kolay?

Değişim sadece özel günlerde yaptığımız haberlerle sizce mümkün mü?

Yer aldığımız organizasyonlarda, eşitlik konusunda ne kadar önemli projeler yazdığımızı sayfa sayfa bildirdiğimiz kadar, aldığımız aksiyonlar kadar da varız.

Hangi pozisyonda olduğunuzdan ya da cinsiyetinizden bağımsız, normalleştirilerek önümüze düşen bu içerikleri kayıtsız şartsız kabullenmeyelim.

Ne yapabiliriz?

Eğer bir yazılı yayında iseniz neler düzeltilecek çok belli. Bunları bildiğinizi varsayıyorum ve uygulama konusunda da hassas olmanızı rica ediyorum.

Farkındalık yaratmak için hem markalarınız hem de kişisel olarak ise:

1.GÖZDEN GEÇİRİN:

Ekibinizin eşit bir takım olup olmadığını gözden geçirerek, bu konuda aksiyona geçebilirsiniz.

2. ÖNERİN:

Bir panel daveti aldığınızda diğer panelistleri sorabilir, eğer aralarında kadın bir konuşmacı görmüyorsanız o konuda uygun gördüğünüz deneyimli iş insanlarını önerebilirsiniz.

3. KONTROL EDİN:

Bir röportaj verdiğinizde paylaştığınız fotoğraflardan ekiple birlikte bir fotoğrafın yayınlanmasını özellikle rica edebilirsiniz. Yayından önce sayfayı sizinle paylaşmalarının mümkün olup olmadığını sorabilirsiniz. Eğer ücretli bir advertorial bir çalışma ise bu zaten hakkınız. Gönderdiğiniz o fotoğrafta yanlış bir şey görüyorsanız bu sefer kendinize tekrar dönmeniz gerekecektir.

4. SESİNİZİ DEĞİL SÖZÜNÜZÜ YÜKSELTİN:

Sahnede daha fazla kadının olması gerektiğine inanarak, bu konuda eğitim sertifika programı düzenleyen Arya Seslerine katılabilir, ekiplerinizden ilgili kişileri programa yönlendirebilirsiniz. Topluluk önünde, sahnede; sizi, markanızı, işinizi anlatabilecek kadın konuşmacılarla önce şirketinizde sonra sektörünüzde farkı başlatanlardan olabilirsiniz.

ARYA Kadın Yatırım Platformu

Kadın liderliğinde dünyayı dönüştürme vizyonu ile hareket eden Arya olarak sadece kadınları öne çıkarmayı hedeflemiyor, eşit takımlarla sürdürülebilir iş modellerini destekliyor, kadın kapitalinin yükselmesi, organizasyonlarda kadınların güçlenmesi için çalışmalar yürütüyoruz.

Nereden başlayacağınızı bilmiyor, gitmek istediğinizi o yere nasıl ulaşacağınız konusunda desteğe ihtiyaç duyuyorsanız; Arya Kadın Yatırım Platformu’nda yer alarak hem bireysel hem de şirketler olarak bu dönüşümün bir parçası olabilirsiniz.


Deniz Öztürk – Arya Kadın Yatırım Platformu / Operasyon Direktörü

Üniversite yıllarında iş hayatına atılan Deniz Öztürk 17 yıl boyunca farklı sektörlerde çeşitli görevlerde yer aldı. Turizm, misafir ilişkileri, sanat yönetimi, etkinlik koordinasyonu, marka ve kurumsal iletişim alanlarında birçok farklı proje ve organizasyonda görev almasının ardından şu günlerde Türkiye’nin ilk kadın odaklı yatırım platformu olan Arya Kadın Yatırım Platformu’nda Operasyon Direktörü olarak kariyerine devam ediyor.

Kendini bütünü ileriye taşımak için bir aracı ve kolaylaştırıcı olarak tanımlayan Deniz; yer aldığı her organizasyonda birlikte yaratılan değerin gücüne inanıyor. Bununla birlikte bütünün iyiliğini düşünerek yapılan her işin daha hızlı akacağı ve daha yüksek bir yere gideceği bilinciyle hareket ediyor.
İçinde yaratıcılık barındıran her şeye hayran olan ve hayatın her noktasında yaratıcılığın yaşamsal bir önem taşıdığına inanan Deniz; doğru soruları sormayı bilen iyi bir dinleyici, iyi bir hikaye anlatıcısı ve bilim – kurgu sinema ve edebiyatı meraklısıdır.

Bir cevap yazın