Şapkamın Rengi: Kırmızı

Bilen bilir, pandemi döneminde çok sevilerek oynanan bir oyun vardı: Among Us; çok oyuncuyla oynanan, birilerinin masum birilerinin de masumlar arasındaki asıl suçluların olduğu bir oyun. Oyunda masumlar arasındaki asıl suçluya “imposter” deniyor. Imposterın amacı diğer oyunculardan biri gibi görünüp yakalanmadan onları öldürmek. Imposterlar genelde kırmızı şapkalı karakterle gösteriliyor. Siz bu oyunu hiç oynadınız mı bilmiyorum ama bu oyunun benzerini her gün yaşayan insanlar var, yani şapkası kırmızı olanlar.

Şapkası kırmızı olanlar, hayattaki başardıkları hiçbir şeyi kendilerinin başardığına inanmıyorlar. Onların şapkasına göre dış etkenler ya da çok şanslı olmaları onları başarılı kılıyor. Bu da kendi algılarıyla başkalarının algıları arasında bir boşluk yaratıyor. Düşünün ki, herkes sizi çok başarılı görüyor ama size göre sadece doğru zamanda doğru yerdeydiniz ya da sizin yaptıklarınıza başarı denemeyeceğini çünkü herkesin yapabileceğini düşünüyorsunuz… Bu iç ve dış görüşler arasındaki algı boşluğu size kendinizi sahtekar gibi hissettiriyor. Sanki herkesi bir şekilde başarılı olduğunuza dair kandırmışsınız ve bu başarılarla hiçbir alakanız yok. Sanki bir gün bir köşeden biri çıkıp “Sen bizi kandırdın, aslında sen böylesin!” diyecek. Aslında hiçbirimiz bu kırmızı şapkayla doğmuyoruz, özellikle başarılı olma baskısıyla ve mükemmeliyetçi bakış açısıyla yetiştirildiğimizden şapkamızın rengi bir anda kırmızıya dönüyor. Başarılı kadınlarda daha sık rastlanan bir olgu olan bu durum hakkında yeteri kadar araştırma yapılmadığından psikolojik hastalık olarak kabul edilmiyor. Bu sebeple belli bir tedavisi yok ama bu şapka beraberinde depresyon ve kaygı bozukluğu gibi rahatsızlığı getirdiği için psikolojik terapiyle birlikte bu rahatsızlıkların hafifleştirilmesi için ihtiyaç halinde ilaç tedavisi uygulanıyor. Ayrıca ilginçtir ki, Kırmızı Şapka’nın makalelerde ilk ortaya çıkışı ve temellendirilmesi yüksek eğitimli kadınlara dayanıyor. O zamanlarda Pauline R. Clance ve Suzanne A. Imes’in makalesindeki ifadeye göre onlar yüksek eğitimli kadınların başarılarını şansa ve dış etkenlere bağlarken, başarısızlıklarının kendileriyle ilgili olduğunu düşünüyormuş. Günümüzde her iki cinste de kırmızı şapka, eşit ağırlıkta görülmektedir.

Peki, kırmızı şapkam varsa ne yapmalıyım?

Unutmayın ki, kırmızı şapkayı sadece gerçekten başarılı olanlar takıyor. Yani, siz zaten başarılısınız ve hiçbir başarı tesadüf değildir. Kendinize başarılarınızı hatırlatın ve başarının çoğu noktasında sizin emeğiniz ve elleriniz var. İnsan şansını bile kendisi yaratır. Eğer durumunuzun ciddi olduğunu düşünüyorsanız yardım almaktan çekinmeyin.

Bütün kırmızı şapkalılara selam olsun, şapkalara özgürlük!

Hilal Arslan-Arya Genç Üyesi

 

Bir cevap yazın