Türkiye Girişimcilik Ekosisteminde Kadının Sesi

Türkiye’de girişimcilik ekosistemi büyüdükçe kadın girişimcilerin de ilgisi bu alana artmakta ancak dünyanın çoğu ülkesinde olduğu gibi Türkiye’de de kendi işini kurmak isteyen kadın girişimciler pek çok zorluklarla karşılaşıyor. Girişimcilerin karşılaştığı sorunlara ek olarak sadece kadın girişimcilerin yüzleşmek zorunda kaldığı başka sorunlar da bulunuyor.

Kadın girişimcilerin karşılaştığı ve çözmek zorunda kaldığı cinsiyetten kaynaklı engellerden biri girişimcilik ekosistemine hakim olan  boys club etkisi. Türkiye’deki girişimcilik ekosistemi erkek dünyası olarak görülüyor, diğer bir tanımla erkek kulübü olarak tasvir ediliyor. Toplumsal perspektiften bakıldığında girişimcilik erkeklerle özdeşleştirilmiş veya onlara özel bir durummuş gibi gösterilse de  kadın girişimcilerin girişimcilik ekosistemindeki varlığı dikkat çekiyor.

Cinsiyetten kaynaklanan engellerden bir diğeri ise kadın girişimcilerin  rol model eksikliği;

Visa Kadın Teknoloji Girişimcileri Araştırmasına göre, kadın teknoloji girişimcilerinin %53’ünün rol modelinin olmadığı görülüyor. Elbette ki rol model olabilecek, ilham verecek ve tecrübelerini paylaşabilecek pek çok başarılı kadın girişimci bulunuyor. Sorun bu başarılı rol model olabilecek kadın girişimcilerinin görünür olmaması. Erkekler kendi dünyalarından ilham verici girişimcilik hikayelerini çok fazla görüyor, bu kaynaklara ya da kişilere kolay bir şekilde erişebiliyor. Ancak kadın girişimcilerin sadece  % 47’si kendileri için bir rol modele sahip ve onlara erişim sağlayabiliyor.  Tecrübeli ve başarılı kadın girişimcilerin görünür ve erişilebilir olması  kadın girişimciliğini artıran önemli bir faktör.

Visa’nın yakın bir zamanda gerçekleştirmiş olduğu araştırmasında; erkeklerin yatırım arayışı kadınlara oranla çok daha yüksek iken kadınların bu yatırım arayışı konusunda çekimser olduğu görülüyor. Aynı araştırma kadınların kendi istekleri ile yatırım almaktan uzak olduğunu da belirtiyor. Girişimcilik ekosistemindeki boys club etkisi ile oluşan erkek network gücü kadınların yatırım arayışını çekimser bir hale getiriyor. Kadınların yatırım almasındaki diğer en büyük engel ise bilgi eksikliği.

29 Ocak 2021 Startups.watch tarafından bu sene dördüncüsü düzenlenen Türkiye Girişim Ekosistemi etkinliğinde bir çok istatistik ve öngörü paylaşıldı, dikkat çeken başlıklardan biri ise kadın girişimcilerin oranının düşmesi. Buna sebep olan faktör ise  2020 yılında %97’si erkek girişimciler tarafından kurulan oyun girişimi sayısının artması. 2020 yılında kurulan girişimlerin %14’ünde kadın girişimciler bulunuyor.

Startups Watch verilerine göre Türkiye’deki kadın girişimci oranı %14, dünyadaki oran ise bu değerden birkaç puan yukarıda. Yine araştırma sonuçları kadın girişimcilerin kadınlara daha fazla istihdam yarattığını gösteriyor. Kadın girişimciliğinin desteklenmesi ile artacak olan kadın girişimci sayısı aynı zamanda kadın istihdamını da artıracak. Yaratılan  bu pozitif  döngünün etkisini  girişimcilik ekosisteminde artan yeni kadın  girişimleri  ve kadın network’ü ile açıkça görebiliriz.

Türkiye’deki kadın girişimciliği bu durumdayken, dünyada ise çok farklı bir manzara yok. Dünyanın en gelişmiş ülkelerinden biri olan ve sosyal refahın en yüksek olduğu ülkelerden biri olan İsveç’te Harvard Business Review tarafından yapılan bir çalışma ile kadın ve erkek girişimcilere olan bakış açısı şu şekilde özetlenmekte;

Görüldüğü üzere toplumsal cinsiyet eşitsizliği girişimci kimliğinin  tanımlanmasında etkili ve kadınlar için dezavantajlı bir durum oluşturuluyor. Bu noktada kurumların bütüncül bir bakış açısına sahip olması kadın girişimciliğini arttıracak olan başlıca etkenlerden biri. Sadece kadının bilinçlendirilmesi ya da eğitilmesi ile cinsiyete dayalı engellerin aşılması mümkün değil. Yöneticilerin bu sorunu kadın ve erkek  perspektifinde  ele alması gerekiyor, kadın girişimcilerin yüzleştikleri sorunları çözebilmesindeki tek engel kadın bilinçsizliği ya da tecrübesizliği değil erkeklerin de bilgisiz ve bilinçsiz olması. Bu açıdan ele alınabilinirse bu durum kör bir nokta olmaktan çıkabilir. Alınacak aksiyonların sembolik olmaması ise sürdürülebilir ve kalıcı çözümleri getirebilir.

Türkiye’de girişimcilik ekosisteminde kadın girişimcilere karşı olan bakış açısısını düşündüğümüzde eşit olmayan bir resim görebiliyoruz. Ancak Arya Women Investment Platformu gibi oluşumlar kadın girişimci rol modellerini erişilebilir ve görülebilir hale getiriyor. Bu sayede umut verici bir rotada olduğumuz açık bir şekilde ortada. Kurumlardaki bilinç arttıkça kadın girişimcilere olan kaynak akışının da artacağı görülüyor. Erkek egemen  girişimcilik ekosistem adaletsizliğinin insani boyuta taşınması ile problemler fırsata çevrilebilir.

 

Gülbahar Karataş

Arya Genç Kulüp Üyesi

 

Bir cevap yazın